Marmaris Yarımadaları
Güney Ege’de bulunan tatil ve Liman şehri Marmaris’in önünde iki adet yarımada uzanmaktadır. Bunlardan biri batıda bulunan ve Datça yarımadası olarak da bilinen Reşadiye yarımadası diğeri ise Marmaris’in güneybatısında bulunan Bozburun yarımadasıdır.
Bozburun’da bulunan aynı isimli en büyük yerleşim yeri son yıllarda tekne yapımı ve yat turizminin önemli bir merkezi olarak gelişmiştir. Gulet diye tabir edilen ve meşhur „Mavi Yolculukların“ yapıldığı geleneksel tahta tekneler Bozburun tersanelerinde yapılmaktadırlar. Bu nedenle burada senede bir kez büyük bir Gulet festivali düzenlenmektedir. Her şeye rağmen Bozburun fazla büyümemiş ve keyifli olup Limanı da neredeyse cennet gibi bir atmosfer sunmaktadır.
Ana köyün yanı sıra yarımadada Taşlıca veya Söğütköy gibi birkaç küçük dağ köyleri de bulunmaktadır. Sonuncusu küçük lokantalar ve denizin değerini bilen yelkencilerin zaman zaman uğrak noktaları olmaktadır. Bozburun’da özellikle Çiftlik koyu meşhurdur ve bir çok tekne gezisinin programında yer aldığından bazen de oldukça kalabalıktır. Selimiye koyu ise yüzme için çok uygun olmasa da deniz kenarındaki şirin küçük otelleri ve tatlı lokantaları ile çok çekicidir.
Reşadiye yarımadası 1000 metreden yüksek dağların izini taşımaktadır. Marmaris’den gelerek yarımadanın ucuna kadar giden yol müthiş deniz manzaraları sunmaktadır. Bir tarafta Gökova körfezi diğer tarafta Akdeniz de bulunan Yunan adaları görünmektedir. Yarımadanın ana yerleşim yeri Datça olup yaz aylarında Türk ailelerinin ve tek başına seyahat eden turistlerin rağbet gösterdiği bir tatil beldesidir. Burada kitle turizmi söz konusu olmayıp belde sakin bir tatil için gereken rahatlık ve çekiciliği yansıtmaktadır. Bir kaç Bar, Meyhane, küçük dükkan, haftalık bir Pazar, bir Liman ve güzel bir kumsal ziyaretçilerini beklemektedirler. Denizin kenarında bulunan bir kaç lokanta ise leziz deniz mahsülleri sunmaktadır.
Antik Knidos şehri yarımadanın ucunda, Datça’ya 35 km mesafede bulunur. Burası antik zamanda hem önemli bir ticaret merkezi olmuş hem de düşük nem oranı ve deniz esintisi ile ikliminden dolayı da bilinmekteymiş. MÖ 4. Yüzyılda burada 100.000 kişi yaşamaktaymış. Knidos antik zamanda Praksiteles’in yaptığı çıplak Afrodit tanrıçası heykelini MÖ 340 yılında şehrin bir tapınağına dikilmesinden sonra meşhur olmuştur. Şehrin eski Limanlarının yanı sıra Kilise, Tapınak ve bir Tiyatronun kalıntıları bulunmaktadır.